2026 = Sağlam Adımlarla Güçlü Büyüme Zamanı
Veri, teknoloji ve ölçümlemeyle harmanlanan yeni bir ekosistem
Reklamcılık sektörümüz, son yıllarda yalnızca büyüklüğüyle değil, hızlanan dönüşümüyle de dikkat çekiyor. Dijitalleşmenin merkezde olduğu, verinin ve teknolojinin stratejik bir avantaja dönüştüğü yeni dönemde; 2026’ya artık daha net bir perspektifle bakabiliyoruz.
Yatırımların Yönü Net
Sektörümüzdeki her yıl büyüyen yatırım hacmi, 2024 itibarıyla 254 milyar TL’ye ulaşarak yine bir önceki yıla göre %79’luk dikkat çekici bir büyüme kaydetti. Bu büyümenin %74’lük bölümünün dijital mecralardan gelmesi, sektörün yönünü açıkça ortaya koyuyor. Güncel öngörüler, 2025 yılı sonunda medya ve reklam yatırımlarının 400–450 milyar TL civarına ulaşacağını gösteriyor.
Dünya Reklamverenler Federasyonu’nun her yıl gerçekleştirdiği ve bu yıl Türkiye’den 26 üyemizin katıldığı araştırma sonuçları da bu tabloyu destekler nitelikte; Ekonomik zorluklara rağmen iyimser bakış açısını koruyan Türk reklamverenlerin %82’si, medya bütçelerinde artış planlıyor. Bu oran, %50 seviyesindeki küresel ortalamanın oldukça üzerinde. Araştırmaya göre, 2026’da en yüksek bütçe artışı beklentisi %87 ile Perakende Medya’da, %85 ile Adreslenebilir TV (Connected TV) alanlarında öne çıkıyor.
2026’da Büyümenin Merkezinde Ne Olacak?
2026’da; enflasyon ve maliyet baskılarına rağmen Perakende Medya ağlarının büyümesini sürdürmesi, kısa video tüketiminin etkisini artırması ve Influencer Marketing yatırımlarının yükselişini devam ettirmesi bekleniyor.
Özellikle attention-based (dikkat skoru) satın alma modellerinin yaygınlaşmasıyla, konvansiyonel mecra bütçelerinin dijital videoya kayması kuvvetle muhtemel.
TV izleme alışkanlıklarındaki dönüşüm ve reklamverenlerin yatırımın geri dönüşünü daha net ölçme ihtiyacı; Adreslenebilir TV (CTV) ve reklam destekli dijital yayın platformlarını 2026’da daha da ön plana çıkaracağına işaret ediyor.
Verimlilik İçin Yapay Zekâ ve Gerçek Zekâ Uyumu Şart
Yapay zekâ, medya planlama ve satın alma süreçlerinde artık sektörün ayrılmaz bir parçası. Planlama ve ölçüm süreçlerinin entegrasyonu etrafında şekillenen bu dönüşüm, reklamverenleri de daha veriye dayalı ve performans odaklı yatırımlara yönlendiriyor.
Bir yandan operasyonel verimlilik sağlayan yapay zekâ çözümleri ön plana çıkarken diğer yandan sektörde daha nitelikli ve bu konuda uzman insan kaynağı ihtiyacı da artırıyor. 2026, teknolojinin tek başına değil; doğru uzmanlıkla birlikte yani “insanla birlikte” değer yarattığı bir yıl olacak, olmalı diyoruz.
Sorumluluklarımız Epey Artacak, Hazır mıyız?
Büyüme potansiyeli yüksek alanlar, beraberinde önemli sorumluluklar da getiriyor:
- Perakende Medya, marka görünürlüğü ile satış verisini bir araya getiren yapısıyla reklamverenler için son derece cazip. Ancak bu alanın sağlıklı büyümesi için ölçümlenebilmesi, belli standartların geliştirilmesi ve yatırımlar içinde ayrı olarak raporlanması kritik önem arz ediyor.
- Dijital Video ve CTV yatırımlarındaki artış, bütçe dağılımlarını yeniden şekillendirirken; reklamverenlerin yatırımın geri dönüşünü doğru ve şeffaf biçimde ölçebilmesini ve böylece etkin medya karması yapmasını zorunlu kılıyor. Bunun için geçtiğimiz yıl atılmış en önemli adım; Medya Ölçüm Konseyi bünyesinde kurulan “Proje Pusula”nın, en kısa vadede devreye girmesini diliyoruz.
- Yapay zekâ destekli prodüksiyon, hız ve maliyet avantajı sağlarken; etik sorumlulukların çok net biçimde tanımlanmasını da zorunlu kılıyor.
- Influencer Marketing, büyüyen hacmiyle birlikte daha profesyonel ve sürdürülebilir bir yapıya evrilmek zorunda. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, Vergi Denetim Kurulu ve Reklam Özdenetim Kurulu’nun işbirliğiyle hayata geçirilen “Sorumlu Influencer Eğitim Programı” gibi girişimler, bu alanın etik ve şeffaf bir zeminde gelişmesine katkı sağlamaya devam etmeli.
2026’da Sektörümüz Yarınlara Tam Hazır Olmalı
Görünen köy kılavuz istemez; yeni fırsatlar görünüyorsa yeni sorumluluklar da doğar. Değişen tüketici alışkanlıkları, gelişen teknoloji ve artan ölçüm ihtiyacı; markalar, ajanslar, mecralar ve tüm paydaşlar için daha dikkatli ama bir o kadar da uzlaşmacı bir yaklaşımı gerekli kılıyor. Emeklerimizle büyüttüğümüz sektörümüzün daha 2,5 kat büyüme potansiyeli var diyorsak, birlik içinde sorumlulukları paylaşıp yarınlarımızı hazırlamalıyız. Ana mesajımız: Ölçemezsen yönetemezsin, yani Proje Pusula’ya tam destek.
Yatırımların yönü net ise bizim de dileğimiz çok net; 2026’nın sektörümüz için sürdürülebilir büyümeyi destekleyen, iş birliklerini güçlendiren ve değer yaratan projelere alan açan bir yıl olmasını diliyorum.
Ahmet PURA